07 October 2020

Cilt bakımında dikkat edilmesi gerekenler

Prof. Dr. Emel Güngör tarafından tıbbi olarak onaylanmıştır.


Yağlı ciltler genellikle gözeneklerin geniş olduğu, parlayan ve sürekli yıkama isteği oluşturan ciltlerdir. Çoğuna sivilceler de eşlik eder. Yağ salgısı, hormonlara bağlıdır ve ergenlikle beraber problem olmaya başlar. Yüz cildi yanında genellikle saçlar da kolay yağlanır. Makyajın uzun süreli kalması zordur. Özellikle sıcak ve nemli havalarda cildin yağlanması artar. Karma ciltlerde T-bölgesi denilen alın, burun ve çene bölgesinde yağlanma görülürken, yanaklar genellikle kurudur. Her iki cilt tipinde de sivilceler daha fazla görülür. Yağlı ve karma ciltlerde yapılacak uygun cilt bakımı hem yağlanmayı kontrol edecek, hem de dermatoloji hekiminizin önerdiği akne tedavisine yardımcı olacaktır. Unutulmamalıdır ki akne bir cilt hastalığıdır ve tedavi gerektirir. Sadece cilt bakımıyla, yanlış veya eksik yapılan cilt uygulamalarına bağlı gelişen aknenin düzelmesi sağlanabilir. Uygun cilt bakımı tüm cilt tipleri için benzerdir. Sadece seçilecek ürün içerikleri farklılık gösterir. En önemlisi cildimizi yağdan, terden, kirden ve sürekli oluşan ölü hücrelerden kurtarmak için yapılan temizliktir. Sabah ve akşam cildin pH’sına uygun bir temizleyici ile yapılmalıdır. Cilt pH’sı asidiktir. Geleneksel tüm katı ve sıvı sabunlar ise alkalidir. Cildi ve özellikle gözenekleri iyi temizleyemezler. Yağlı ve akneli ciltlerde kullanılacak temizleyiciler salisilik asit, lipoik asit, benzoil peroksit, glikolik asit veya diğer AHA içeren temizleyicilerden seçilmelidir. Cilt gözeneklerini en iyi temizleyen madde salisilik asittir.

cilt bakımı

Sabah yüz cildi uygun temizleyici ile yıkandıktan sonra nemlendirme aşaması gelir. Yağlı cildin de neme ihtiyacı vardır. Sabah nemlendirici seçiminde güneş koruyucu içerenler tercih edilmelidir ya da nemlendirici üzerine güneş koruyucu kullanılmalıdır. Yağlı ciltler çok iyi bilirler ki minimum ürün kullanmak gerekir. Bu nedenle tek bir ürünle birkaç etkiyi bir arada oluşturacak kremler tercih edilmelidir. Bu yüzden cilt tonunuzu eşitlemek ve iyi bir makyaj altı da oluşturmak istiyorsanız, nemlendirme, güneşten koruma ve fondöten benzeri eşit tonlama yapan tek bir ürün kullanabilirsiniz. Bu arada parantez açıp şunu belirtmek gerek. Fondötende ki rengi sağlayan madde “titanyum dioksit” adı verilen pudra yapısındaki bir maddedir. En önemli fiziksel güneşten koruyucudur. Beyazlaştırılıp baz kremler ile karıştırıldığında derimizde beyaz tabaka gibi duran, hani bebek ve çocuklar için kullanılan güneş koruyucu kremleri oluştururlar. Bunlar kimyasal koruyucu içermeyen ve derimizi bir perde gibi koruyan kremlerdir. Böyle düşünülünce fondöten iyi bir şeymiş gibi duruyor. Evet beyazlaştırılmamış doğal rengiyle derimizi güneşten hem koruyor hem de güzelleştiriyor. Ama BB/CC kremler ve fondötenlerin içinde daha bir çok madde olduğunu da unutmamak gerekir. Yağlı ve/veya akneli ciltler tam bu noktada dikkatli olmalıdır. Üzerinde yağlı veya akneli ciltler için diye belirtilen kremleri seçmekte fayda var. Temizleme, nemlendirme/güneşten koruma/renk tonunu eşitleme adımları sonrası ister makyaj yapın, ister doğal halinizle dışarıya çıkın.

Makyaj ürünlerinde parlak tonlardan kaçınmakta fayda var. Şeffaf bir pudra son adım olabilir. Gün içindeki parlamayı ince bir kağıt mendille cildinize nazikçe bastırarak giderin ve yine şeffaf pudra ile rötuşunuzu yapın. Cildi sık sık yıkamak cildin yağını azaltacaktır. Bu nedenle önermiyoruz. Deniz ve havuz kenarında, açık havada, teknede, kayakta cildimiz daha uzun süreli gün ışığına yani UV’ye maruz kalır. Güneşten koruyucu kremi yinelemekte fayda var. Unutmayın cildinizi en çok UV yaşlandırıyor. En çok da UV-A ışını. UV-A hem kışın, hem yazın var. Camdan geçiyor ve cildinizin derin tabakalarına kadar ulaşıyor. Bu nedenle en önemli “anti-aging” önerisi güneşten korunmaktır. UV-A ve UV-B’nin cilt kanseri etkilerini de unutmayalım. “Ama D Vitamini sentezi ne olacak” dediğinizi duyuyorum. Bunu da ayrı bir yazı da paylaşacağım.

cilt bakımı

Geldik akşama. Eve geldiniz; cildiniz temizlemek için yatmayı beklemeyin. İlk önce göz makyajını, sonra yüz makyajınızı silin ve temizleyicinizle yıkayın. Akne tedavisi ürünlerini bazen temizleme sonrası, bazen de temizlenmiş ve nemlendirici sürülmüş cilde öneriyoruz. Kişiye özel planlıyorum. Akne sorununuz yoksa ama cildiniz karma/yağlı ise o zamanda yaşınıza, cilt probleminize göre (lekeli, hassas, toleransız cilt gibi) gece kreminizi öneriyorum. Bazen birkaç farklı kremi dönüşümlü olarak hafta boyunca öneriyorum.

Cilt bakımı basitçe temizleme ve sonra amaca yönelik nemlendirme olarak yapılmalıdır. Tonik kullanmak yaygın olarak önerilse de, olması gereken bir basamak değil. Tersten söylersek yapılmaması gerekenleri şöyle sıralayabiliriz.

Cildimizi sadece suyla yıkamak, yıkamak değil sadece ıslatmaktır. Teri, yağı, kiri, tozu cildimizden uzaklaştırmaz. Temizleyici madde ve kremler cildimizin üst tabakasındaki fazlalığı alır. Cildimizin gözenekleri var, onların da temizlenmesi gerekmektedir.

cilt bakımı

Ofiste çalışıyorum deyip güneşten koruyucu kullanmamak, işe giderken ve yaz günleri işten çıktığınızda maruz kaldığınız UV’yi görmezden gelmek oluyor.

Güzel ve seksi görünmek için solaryuma girmek veya güneşlenmekle cildinizin erken yaşlanmasına neden olursunuz. Ayrıca 40-60’lı yaşlarda lekeli, iyi huylu ama çirkin gözüken cilt oluşumlarının çıkmalarını kabul etmiş olursunuz. Ve cilt kanseri riskini artırıyorsunuz demektir. Güneş ayrıca ciltteki ölü hücrelerin gözenekleri tıkamasını artırır. Başlangıçta bronzlaşmanın verdiği kamuflaj ile cildiniz güzelleşti, sivilceleriniz geçti zannedersiniz ama bir iki ay sonra güneş nedeniyle tıkanmış gözeneklerden sivilceler geri döner.

Makyajı temizlemeden uyumak da sıkça yapılan başka bir hatadır. Bu durum da sivilce oluşmasına davetiye çıkartmak için bire birdir. Alerji ve tahriş riskini de unutmamalıdır.


İlgili yazılar