Doç. Dr. İlker Yazıcı Estetik Günlüğü’nde “Yaşlılık durdurulabilir mi?” sorusuna “Yaşlanıyoruz!” isimli yazısında şöyle cevap veriyor:

Yaşlanma sürecinin aydınlatılmasında her geçen gün yeni bir buluş gerçek oluyor. Bu yolla yeni ilaçlar veya zaten vücudumuzda olan ve yaşlandıkça azalan maddeler keşfediliyor. Bu maddelerin bazen dışarıdan verilmesiyle deneysel ve klinik anlamda yaşlılık sürecinin bazı belirtileri azaltılabiliyor ve engellenebiliyor. Bu son buluş da bunlardan biri.

yaslaniyoruz

Aslında çok uzun bir merdivenin bir basamağı. Bu merdiven nereye çıkıyor peki? Ölümsüzlük mü? Siz ister misiniz ölümsüz olmayı veya hiç yaşlanmamayı? Torununuzla aynı görüntüde olmayı? Hedefe daha çok yolumuz var aslında bu temel felsefi soruları cevaplayacak vaktimiz de var…

Estetik ve Plastik Cerrahi bakış açısıyla yaşlanmanın moleküler temellerinin keşfi aslında iki şekilde ileride faydalı olabilir. Bu son buluşun yakın zamanda yaşlanmış görüntülerimizi düzeltmeye yardımcı olacağını düşünmüyorum. O yüzden bu iki süreci göz önünde bulundurursak estetik cerrahi açısından yaşlanmaya yönelik ilaçların olası faydalarını anlayabiliriz.

Birincisi, gerçekten de yaşlanma durdurulabilir: Erken yaşta almaya başlarız ilaç veya desteği ve genç kalırız. Bunu isteyenlerin çoğunlukta olduğunu zannetmiyorum ve okuyanları da ilgilendirmeyebilir. Zaten genç olanların da ihtiyacı olmayabilir. Bu hedefe zaten çok var.

İkincisi ise yeni estetik tekniklerin daha da biyolojik ve fizyolojik yaklaşımlar olması ve yeniden yapılandırıcı tekniklerin ağır ameliyatların yerini alması olabilir. İşte bu nokta bizler için uygun gibi görünmekte. Gençleştirici ameliyat ihtiyacını azaltan veya yok eden tekniklerin gelişimi insan yaşlanmasını biyolojik olarak çözmemiz ve uygun maddeyi vermemizle mümkün olabilir. Ancak bu yeni buluş hala bu emeli gerçekleştirmekten uzak. Belki de bir basamak; kim bilir…

Doç. Dr. İlker Yazıcı

Kaynak: Estetik Günlüğü