Doç. Dr. Hasan Erdem makalemizde tüp mide ameliyatı riskleri konusunda bizi aydınlatıyor: 

Cerrahi prosedürlerin hemen hepsi risk taşır. “Tüp Mide Ameliyatı” ya da bilinen bir diğer adıyla “Mide Küçültme Ameliyatı” tüm bariatrik cerrahi ameliyatları gibi hem kısa hem de uzun vadede potansiyel risk ve yan etkilere sahiptir. Riskler ve yan etkiler bariatrik prosedüre göre değişir. 

Tüp Mide Ameliyatı

“Tüp mide ameliyatı” kapalı yöntemle (laparoskopik) gerçekleşen operasyonlar olduğundan konforlu ameliyat sınıfına girer. Tüp mide ameliyatının yüksek olmamakla birlikte,  ameliyat sırasında yahut sonrasında oluşabilecek risklerden en önemlileri “kaçak”, “kanama”, “emboli” ve “anesteziye” bağlı risklerdir. 

Anestezi: Tüm cerrahi uygulamalar için geçerli bir risktir. Kişiye anestezi verilmesinin ardından anesteziye olağandışı ya da ters reaksiyon gösterebilir. Nadir görülen bir risktir. Bu risk aynı zamanda reçete edilen ilaçlar için de geçerlidir. Beklenmeyen bir etki görüldüğünde hızlıca ameliyatı gerçekleştiren cerraha bildirilmesi gerekir. 

Tüp mide ameliyatı sonrasında olası ve hayati risk taşıyan komplikasyonlar ameliyattan sonra ilk on beş gün görülebilmektedir. İlk iki hafta görülebilen komplikasyonlar şunlardır; zımba hattı kaçakları, kanama ve emboli riskidir.

Kaçak: Tüp mide ameliyatında; kesilip çıkarılan mide kısmında uzun bir dikiş hattı meydana gelir. “Stapler” yani zımba hattı denilen kaçaklar Tüp Mide Ameliyatının en riskli komplikasyonudur. Yüksek ateş, şiddetli karın ağrısı, yüksek nabız, titreme halsizlik gibi bulgularla tanılanır. Zımba hattı kaçaklarının belirlenmesi ve tedavisi tecrübeli bir obezite cerrahı tarafından oldukça kolaydır. Kişinin, bu belirtilerden bir veya birkaçının ya da beklenmeyen bir etkinin görülmesi durumunda hızlıca ameliyatı gerçekleştiren cerraha bildirilmesi hayati önem taşır.  

Emboli (Pıhtı Atması): Emboli yani pıhtı riski her cerrahi operasyonda vardır. Ancak tüp mide ameliyatında emboli riski diğer ameliyatlara oranla yüksektir. Emboli riskini en aza indirmek ve bu riskleri ortadan kaldırmak için alınabilecek bir dizi önlem doktorunuzca uygulanacaktır. 

tüp mide ameliyati

Emboli oluşumunu ortadan kaldırmak için; 

  • Ameliyattan bir gün önce ya da ameliyat günü kan sulandırıcı iğne başlanır. Kan sulandırıcı iğne uygulamasına ameliyatı takip eden 10 gün boyunca devam edilir. 

  • Ameliyat sonrası kişiye emboli önleyici çorap giydirilir. Varis çorabı olarak da bilinen emboli önleyici çorabın, ameliyatı takip eden 10 gün boyunca giyilmesi gerekir. 

  • Ameliyattan sonra kişinin erken mobilize olması yani erken yürütülmesi de emboli oluşum riskini azaltır. 

Kanama: Kanama tüp mide ameliyatı sonrası en sık görülebilen komplikasyonlardan bir diğeridir. İç kanama ya da aşırı kanamaya bağlı olarak kişi baş dönmesi, düşük tansiyon gibi şikayetler yaşayabilir. Ameliyat sonrası yerleştirilen diren ile kanamaların tamamı hastanede meydana gelir ve gözlemlenebilir. Kanamanın şiddeti ve miktarına bağlı olarak sadece kan takviyesi yapılarak risk ortadan kaldırılır. 

Mide küçültme ameliyatı öncesi sonrası fotoğraflar

Tüp Mide ameliyatı sonrası, cerrahi prosedürle ilişkili risklerin dışında, iyileşme ve kilo verme sürecinde de bazı riskler gelişebilir. Bu risklerin görülme olasılığı nadirdir. 

  • Tüp mide ameliyatı sonrası vitamin ya da demir eksikliği görülebilir. Vitamin ve mineral değerlerinde herhangi bir düşüşün söz konusu olduğu durumlarda dışarıdan takviye ile risk ortadan kaldırılır. 

  • Tüp mide ameliyatı laparoskopi yöntemi ile yapıldığı için bağırsakta tıkanma riski çok düşüktür. Bununla birlikte oluşabilecek sorunlar yine laparoskopik yöntemle tedavi edilir.

  • Hızlı ve önemli kilo kayıpları safra taşı oluşmasına neden olabilir.  

  • İshal, bulantı ya da kusma ile kendini gösteren damping sendromu yaşanabilir. 

  • Yetersiz protein alımına bağlı saç dökülmesi görülebilir. 

Tüp mide ameliyatı ölüm riski olup olmadığı en çok merak edilen soruların başında geliyor. Operasyon sonrası uzun ya da kısa vadede ölüm riskinin görülme olasılığı 1000 de 1 olarak raporlanıyor. Dünya genelinde vakaların %0.5’i ölüm riski taşıyor. 
 



Doç. Dr. Hasan Erdem 

Bu sayfadaki bilgilerin tıbbi doğruluğu
Doç. Dr. Hasan Erdem tarafından onaylanmıştır.