03 November 2020

Prof. Dr. Fahrettin Yılmaz: “Tahmin edin, en iyi burun estetiği doktorları kimlerdi?”

Burun Estetiği

Emel Gerdaneri tarafından yazılmış, Prof. Dr. Fahrettin Yılmaz tarafından tıbbi olarak onaylanmıştır.


Burun estetiği tip dilinde rinoplasti olarak geçen, yunanca kökenli bir kelime ve “burna yeniden şekil verme” manasına geliyor. Burun estetiği dünya üzerinde en sık ve en fazla yapılan cerrahi girişimlerin başında geliyor. Peki ilk burun estetiği ne zaman yapıldı, burun estetiği tarihte hangi aşamalardan geçti biliyor musunuz? Kulak Burun Boğaz Hastalıkları ve Baş Boyun Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Fahrettin Yılmaz bizi tarihi bir yolculuğa çıkarıyor:

Prof. Dr. Fahrettin Yılmaz

Prof. Dr. Fahrettin Yılmaz

“Burnu düzeltme, yeniden form verme, fonksiyonlarını geri kazandırma ve estetik sorunlarının ortadan kaldırılarak güzelliğinin artırılması, konjenital kusurların, solunuma engel olan veya başarısız gelen daha önceden yapılmış burun estetiği revizyonlarının cerrahi olarak düzeltilmesi konularında ve burna dair daha pek çok müdahaleyi insanoğlu uzun yıllardır yapıyor ve üzerinde çalışıyor.

Kırık bir burnun tamiri için tarihin tozlu sayfalarına baktığımızda ilk olarak Edwin Smith tarafından bulunan bir papirüs kağıdına rastlanır. Tahmin edin, o devirde en iyi burun estetiği doktorları kimlerdi? En iyi burun estetiği doktoru o devirde Antik Mısır’da yaşıyormuş diyebiliriz. Mısır; hemen hemen ilklerin yaşandığı, bulunduğu, araştırıldığı yer, farklı bir coğrafya orası. Evet, dünya üzerinde ilk olarak burunla ilgili bir çalışma yapan Antik Mısırlılardır. Bilinen en eski cerrahi risale olan bu transkripsiyon Mısır Eski Krallığında MÖ 3000 2500 yıllarına tekabül eder.

Burun estetiği tekniklerinin gerçekleştirildiği bir başka eski topluluk ise, Hindistan topraklarında bulunuyor. Ayurveda doktoru olan Sushruta yazıtın içinde burnun yeniden nasıl oluşturulabileceğine dair yazılar var. Sushruta Samhita’nın (M.Ö. 500), mediko-cerrahi özeti olarak kabul edilen bu yazıtlar, kendisinin ve tıp öğrencilerinin geliştirdiği ve uygulamalı plastik cerrahi tekniklerinin yer alıyor olması ise son derece şaşırtıcıdır.

https://lh6.googleusercontent.com/hA1UzrbKtVi8JXrCRPeFRN_AY-fJnFe-V0-C_nJESTJFfTAg0kSQz74cSqnGdjZkdDqGa7_THxppIm243gg7Yk3cBENKRJvywObxyuJB5hw8aTwHF8BMi5zh6KwsA8maCi-fcYC6

Roma dönemine baktığımızda ise, (M.Ö. 27- MS 476) Aulus Cornelius Celsus’u görüyoruz. Plastik cerrahi teknikleri ve prosedürlerinin tariflerini veren bu cerrah, burun ve diğer vücut parçalarının yeniden nasıl oluşturulabileceği üzerinde geniş makaleler yayınlamıştır.

Bizanslı Julian Mürted (MS 331-363), kraliyet doktoru Oribasius (c. MS 320-400), 70 ciltlik Medicae isimli yayınında ise, cerrahi olarak yüz etini bozmadan iyileşmek için kemiklerin nasıl yerleştirilmesi gerektiğini ve hasarlı dokuyu çıkarmak için enfeksiyonun önüne geçme ve böylece iyileşmesini hızlandırmak için nasıl otolog yağ hücresi kullanılması gerektiğini yazmıştır. Farkında mısınız şu an yaklaşık 2000 yıl evvelinden bahsediyorum. Ve bu doktorların hemen hemen hepsinin bedava burun estetiği yaptığını, muazzam bir hizmet sunarak, hastalara yaptıkları müdahalelerle aslında bir nevi günümüz burun estetiğine fayda sağladıklarını söyleyebiliriz.

11. yüzyılda, Şam’da Arap hekim İbn Ebî Useybia (1203-1270) Sushruta Samhita’nın kitabını çevrilmiştir. Sanskritçe yazılan bu orijinal metinlerin Arapça ’ya çevirisi bayağı zaman almıştır. Çeviriler bitince ise Sushruta’nın kitabının tıbbi özeti kıtalar arası bir yolculuğa başlamıştır. Bu kitaptan etkilenenlerin başında ise, Cerrahiyet-ül Haniye (İmparatorluk Cerrahisi, 15. yüzyıl), olarak bir başka yayına imza atmış olan Şerefeddin Sabuncuoğlu’dur. 1385- 1468 yılları arasında yaşamış olan Sabuncuoğlu’nun ayrıca pek çok tıbbı yazıları mevcuttur.

https://lh6.googleusercontent.com/0e12K7VH79SPeuXFmy33wpmq9Ntgj3AwWAOz12lo_40pjaz1uIR_YNJ1N-Pvj5FCaPjNBZS5XsnxvW7UxlHlNJ0w0j3Fy4TiBUL6Y8lF0XWUOx4wRUh6RhaKQw34VjOR13gso8ba

İtalya'da, Gasparo Tagliacozzi (1546-1599), 18. yüzyılda Hint rinoplasti prosedürlerine tanık oldular. İngilizce dilinde, Madras Gazetesi’nde rinoplasti prosedürleri ve burnun yeniden şekillendirilmesi üzerine fotoğraflar yayınladılar. Daha sonra, 1815 yılında, Dr. Karl Ferdinand insan burnunu yeniden oluşturma hakkında bir kitap yazdı. Ardından Johann Friedrich Dieffenbach’ de burun estetiği konusunda bir kitap yazdı ve burun uzmanlığının en iyi metinlerden biri olarak kabul edildi. Johann Friedrich Dieffenbach burun ameliyatı yapmadan önce hastayı uyuşturan ilk cerrahlar arasında yer alır. (1794-1847). Amerika Birleşik Devletleri'nde, 1887 yılında, kulak burun boğaz uzmanı John Orlando Roe tarafından yazılan bir makale ise kapalı rinoplasti tekniğinin ilk bilimsel metni olarak kabul edilir. 20. yüzyılın ortalarında açık rinoplasti yaklaşımının öne çıkmasına rağmen, kapalı burun estetiği çalışmaları devam etmiştir. Padovan açık rinoplasti yaklaşımını savunmuş, tekniğin inceliklerini anlatmıştır.

Günümüzde ise, hastanın burun yapısı baz alınarak, açık burun estetiği, kapalı burun estetiği ve pek çok farklı teknikle burun estetiği yapılmaktadır. İster açık, ister kapalı burun estetiği yapılsın, burun cerrahının en fazla önem verdiği hususlar ise, hastanın operasyon sonrası doğru solunum yapabilmesini sağlayan bir alt yapıyla beraber, dış yüzeye hastayı memnun edecek, estetik kaygılarını yok edecek bir uygulama yapmasıdır.

Az evvel saydığım, ismini geçirdiğim medeniyetler ve doktorlar, burun estetiğinin yapı taşları olarak kabul edilebilir. Açık burun ya da kapalı ve hatta son dönemlerin popüler uygulaması piezo burun estetiği yaptıranlar, araştıranlar, sorgulayanlar, hepsinin temeli, düşüncesi ve hareket noktası aynıdır “Burnu daha iyi bir hale getirmek”. Elbette burun estetiği sadece estetik için yapılmıyor. Aynı zamanda doğumsal anomalilerin düzeltilmesi için de kullanır. Yüzyıllardır burun için uğraşan, buruyla ilgi sorunlar yaşayanlara yardımcı olmak için, kendini adamış tüm bilim adamlarına selam olsun!”


Burun Estetiği ile ilgili yazılar