28 April 2020

Kimse görmediğinde de bakımlı olman için 3 geçerli sebep

Gülben Şaş tarafından yazılmıştır.


Dağınık saç ve saatlerce -bazen hiç- çıkarılmayan pijamaların verdiği huzuru çok az şeyde bulabilenlere selamlar! Kolektif bilinçle en çok başkalarını korumak için kapalı yaşadığımız bu günlerde seni düşünen de biz olalım istedik. Çünkü virüs salgını sırasında başlayan bir başka salgından seni korumak istiyoruz: Konfor alanında yayılma sendromu! 


Her yerde karşına çıkan uzun motivasyon mesajlarına yenilerini eklemeyeceğiz. Biz karantina sırasında güzelliğini ertelememek için bilimsel sebeplerden ve birkaç gerçek hayat senaryosundan bahsedeceğiz.

Kişisel farkındalığın önemiyle başlayalım.

1. Kendini güzel hissetmezsen “güzel” değilsin

Kendini doğrulama ve tekrar yönteminin pozitif etkilerinin bilimsel olarak uzun süredir farkındayız. Yani kendini ikna edemediğin bir konuya başkalarını ikna etmen kolay değil. Tüm bunlar geçtiğinde geriye yine sen kalacaksın. Kendini mevcut şartlar içinde en iyi halinle taşıman bu yüzden büyük önem taşıyor. Şu an zaten zorlu olan psikolojik şartlar arasına bu konunun da dahil olmasını istemeyiz. Üstelik aynaya baktığında kendini güzel hissetmek o kadar da zor değilken...

Her şey canlı ve parlak bir ciltle başlar. Günlük yüz temizliğiyle haftada bir yapacağın peeling ve doğru bakım ürünü uygulamasının dışında sana küçük bir sır verelim: Sabah yüzünü yıkadıktan sonra nemlendirici kreminin içine bir damla C vitamini serumu damlat. Kanıtlanmış etkisiyle cildinin sağlıkla ışıldamasını sağlayacak. 

Göz altındaki morlukları kapat ve hafif bir allık sür. Canlılık ve sağlıkla beraber dengeli görünen cilt tonları da güzel bir yüzün sırları arasında. Cilt tonuna göre seçeceğin allığı en çok gülümsediğin zaman yanağının en yukarıda kalan kısımlarına uygula. Mutlu görüneceksin ve dolayısıyla mutlu olacaksın.

Gözlerini açık ve parlak tut. Maskara kullanabilir ve göz pınarı kenarlarına hafif aydınlatıcı uygulayabilirsin. 

Dudaklarının nemini koru. Dudaklarımızın rengi ve gerçek dolgunluğu biz ısındıkça, yani buradaki kan akışı hızlandıkça ortaya çıkar. Haftada bir şekerle veya dişlerini fırçalarken dudaklarını da fırçalayarak peeling yapabilirsin. Daha sonra her zaman kullandığın dudak kremini uygula.

Saçlarını açıkken beğenmiyorsan alnını açacak şekilde topla. Yüzün oval veya uzunsa enseden, yuvarlak veya köşeliyse yukarıdan toplayabilirsin. Böylece kolayca orantılayabilir, daha simetrik bir yüz elde edersin. Alnından veya saçının kabarıklığından şikayetçiysen, Youtube’daki sayısız bandana ve eşarp bağlama videosuna göz atabilirsin.
 


Denedik, bunları yapmak yeni başlayanlar için bile günde toplam 10 dakika alıyor. Günde 10 dakikayı aynaya baktığında gördüklerini beğenmeye harcamışsın, çok mu? (Değil.)

Üstelik gün boyu güzel hissettiğinde, kendini takdim etmen de kolaylaşır. Peki bu ne demek?

2. Bakımlı kalırsan görüntülü aramalar kabus olmaz

Komik, ama gerçek! Aniden arandığında içinden panik çığlıkları atıp telefonun ekranına bakıp kalacağına güzel kal, seni özlemiş bu kişiye cevap ver!

Bu dönemi minimum ruh hasarıyla atlatmak için en çok sevdiklerimizi yanımızda hissetmeye ihtiyacımız var. Sadece güzellik rutinini atlayıp tembelliği tercih ettiğin için onlarla zaman geçirme şansından kendini mahrum etme.

Üstelik güzel hissettiğin için enerjin de yüksek olacak. Çünkü başkalarını düşünerek değil, kendin için iyi bir şey yaparak kendi takdirini kazandığında mutluluk hormonu olan serotonin salgılıyorsun. Böylece çaba bile sarf etmeden pozitif bir moda geçerek bulaşıcı bir neşe yayıyorsun. 

Tercih edilmiş izolasyonun keyifli olduğu konusunda şüphemiz yok. Fakat zorunlu yalnızlık dönemini yaşadığımız bu sıralarda kendini mümkün olduğu kadar güvendiğin ve senin için anlamı olan insanlara açmalısın. Elbette görüşme sırasında kendini izlemek de serbest! 

Şu günlerde edindiğin bazı alışkanlıklar seninle beraber devam edecek. Yaptığın her şeyde bunu hatırlamalısın. Kendine bu soruyu sor: “Bu davranış salgından sonra da benim için yararlı mı?” Cevap evetse, harika! 

3. İyi alışkanlıklar kazanmak için en verimli zamandasın

Bazı şeyleri sadece kendine iyi bir şey yapmak için, gönülsüzce, “istemeyerek” yapman çok normal. Zorla güzellik de geçerlidir! “21-90 kuralı”nı hatırlayalım. Bir şeyi düzenli olarak ortalama 21 gün boyunca tekrar edersen yeni bir alışkanlık kazanırsın. Bu alışkanlığa önündeki üç ay süresince devam ettiğinde kalıcı bir yaşam tarzı değişikliği sağlarsın. Şu an önümüzde 21 günden çok ne var! 

Bu dönemde “sadece kendin için” bakımına devam etmek, bu sürenin sonunda sana çok sağlıklı bir alışkanlık kazandırmış olacak. Rutinine yararlı yeni adımlar da eklemeye başla. Örneğin kağıt maske kullanma alışkanlığın yoksa, bir sonraki alışveriş listene (özellikle hyaluronik asit içeren) bakım maskeleri ekle ve haftanın belli gününde uygula. COVID-19’u kişisel tarihin için yeni bir güzellik dönemi olarak hatırlamak da hiç fena olmaz. 

Spor yapma düzenin için de 21-90’dan yararlan. Uzun ve tekrarlı sporlar sana göre değilse, bir şeye odaklan ve onun hakkını ver. Sırrı burada: Onu. Her gün. Yapmalısın. Mesela daha sıkı bir popo için sadece "squat" yapabilirsin.

Her hafta sayısını artırarak ve her gün tekrarlayarak yap. Yanılma payı yok! Hiçbir şey yapmamaktansa, küçük adımlarla değişimi başlat. İstikrarlı olduğunda sonuç görmeye başlayacaksın, sonuç aldığında daha fazlasını isteyeceksin. Hem de kendine verdiğin sözleri tutmak beyninin ödül merkezini çalıştıracak. Bu da daha fazla mutluluk anlamına geliyor! 

Sana verebileceğimiz daha çok örnek var. Buradaki en önemli nokta, sana iyi gelen şeyleri keşfetmek ve bunları paylaşmak, göstermek, ispatlamak zorunda kalmadan yapmak... Çünkü sadece kendi mutluluğun ve keyfini düşünerek kazandığın alışkanlıklar seninle kalır. Böyle bir süreçle ömrümüzün geri kalanında bir daha karşılaşmamayı umuyoruz, fakat bu sürecin sıradışı doğasını da bir daha yaşama şansımız olmayacak. Hem bir görev, hem de fırsat olduğunu düşünerek kendinle ilgilen ve kendinle mutlu ol. 

Sağlıklı ve güzel kal!


İlgili yazılar