"Türk kadınının baştan çıkarıcı bakışları ve zekası beni her zaman şaşırttı"

Emel Gerdaneri tarafından yazılmıştır.


Yeniben Özel Röportaj : Dr. Valerio Finocchi 

Öncelikle röportaja zaman ayırdığınız için teşekkür ederim Dr. Valerio Finocchi.

Davet için teşekkürler Emel.

Dr. Valerio Finocchi

Koruyucu Rinoplasti nedir ve geleneksel rinoplasti ile arasındaki farklar nelerdir?

Herkese merhaba, Türkler hem arkadaşlıklarda hem de profesyonel hayatta benim hayatımda iz bıraktılar, bu yüzden röportaj davetinizi büyük bir keyifle kabul ettim. Aslında Koruyucu Rinoplasti üç ana bileşeni içeren yeni bir felsefedir:

  1. Minimal invaziv bir diseksiyonla yumuşak dokulara saygı! Bu yaklaşımı İstanbul'dan Dr. Barış Çakır tüm dünyaya öğreten ve ilk öneren kişi oldu.

  2. Orijinal anatomiyi bozmadan burnun yüksekliğini ve profilini değiştirmeye izin veren burun sırtını koruma. Bu, çok düşük bir komplikasyon yüzdesi ile çok güzel sonuçlar elde edilmesini sağlar. Burun sırtını koruma felsefesi unutulmuştu ama aslında 100 yıldan daha uzun bir süre önce önerilmişti. Fransa Nice’ten Dr. Yves Saban, eski nesil ile yeni nesil arasındaki köprü oldu ve onun sayesinde şu anda dünyadaki cerrahların çoğu bu harika tekniği kullanıyor.

  3. Alar kıkırdak koruması, burun ucu seviyesinde komplikasyonları önlemek için şu anda uyguladığımız son konsepttir. Amerika New Port sahilinden Aaron Kosins, ameliyat sonrası geri çekilmelerden ve uç seviyesinde sorunlardan kaçınmanın nasıl mümkün olduğunu gösterdi. 

Koruyucu burun estetiği, geleneksel felsefelerden tamamen farklı olduğu için sırt koruma için popülerlik kazanmıştır.

Yani şu an burun kemeri tedavisi için üç ana felsefemiz var: 

Joseph’in ilk olarak kullandığı geleneksel teknik neredeyse terk edildi. Çünkü bu teknikte kemer çıkarılır ama anatomi yeniden oluşturulmazdı. Bu teknikle ortaya çıkan sonuç klasik bir ameliyattaki gibiydi yani insanlar hastanın ameliyat olduğunu fark ediyordu. Bu tekniğin evrimi, "ameliyat görünümünden" kaçınmak için kıkırdak greftleri veya flepleri kullanarak anatomiyi yeniden yapılandıran “structure” felsefesiyle gerçekleşti. Son olarak da, profil yüksekliğini ve şeklini azaltmak için kemeri çıkarmadan, altında septum ve burun kemikleri seviyesinde çalışılan “Koruyucu” yaklaşım benimsendi. 

Yapı- structure ile koruyucu-preservation arasındaki farkı anlamanın en basit örneğini vermek istiyorum. Şimdi bir ikiz bina üzerinden gidelim. Yüksekliğini burnun sırt yüksekliği olduğunu düşünün. Bu yüksekliği azaltmak istersem, üst katları kaldırabilirim ama sonra çatıyı yeniden inşa etmem gerekir buna “Structural Yaklaşım” diyoruz veya birinci katlar seviyesinde çalışarak onu azaltabilirim bu da “Koruyucu Yaklaşım”dır. Koruyucu burun estetiğinin en iyi tarafı, profilin şeklini bile değiştirebilmemizdir, çünkü kemikler ve kıkırdak arasındaki bağlantı, istediğimiz gibi hareket eden bir eklemdir.

Her iki teknik de çok iyi sonuç veriyor ve cerrah her ikisine de hakim olmalı ve doğru hasta için doğru tekniği seçmelidir. Herkes için mükemmel bir teknik yok ama vaka için en iyi olan sadece bir teknik var ve doğru tekniği  seçmesi gereken cerrahtır. Üstelik şimdi sonucu en iyi hale getirmek için her iki yaklaşımı bir arada uygulayan yeni bir felsefe doğuyor.

Burun estetiği muayenesinde cerraha neler sormalıyız?

  1. Konsültasyon çok önemlidir ve cerrah, hastayı fotoğraflayıp muayene ettikten sonra bazı önemli konulara değinmelidir. Burun anatomisini anlamak için cerrah ile hastanın aynı dili konuşması önemli. Cerrah ancak bu şekilde hastaya uygulamak istediği tekniği açıklayabilir. Hatta cerrah ne yapacağını açıklamak için hastanın fotoğrafı üzerinden gösterirse durum hasta tarafından daha iyi anlaşılacaktır. 

  2. Konsültasyonun ikinci bölümünde cerrah, ameliyattan önce hastanın ameliyata nasıl hazırlanacağını (analiz, kullanılacak ilaçlar), ameliyat günü ne yapması gerektiğini (ameliyattan önce yemek yememesi vb.) ve postoperatif yani burun estetiği sonrası dönemde hastayı nelerin beklediğini açıklayacaktır. Ben ameliyat öncesinde her hastama tüm bunların anlatıldığı küçük bir kitapçık veriyorum çünkü söylediklerimi unutmalarını istemiyorum. Bu küçük rehber bu süreçte onlara kılavuzluk ediyor.Hastanın, cerrahın tarzını bilmesi ve ameliyat öncesinde sonuçları görebilmesi çok önemlidir. Bugün sosyal medya bu anlamda çok aydınlatıcı oluyor ve hasta kendi güzellik tercihine göre en iyi cerrahı seçebiliyor.

Sizce hangi ülke veya etnik köken en güzel buruna sahip? Peki ya Türk burnu? Ayrıca Türkiye’den sizi takip edenlere de bir şeyler söylemek ister misiniz?

Düşük “radix” ve güzel burun ucuna sahip küçük Rus burnunu gerçekten çok seviyorum. Burun ve yüz arasındaki uyum Ruslarda harikadır.

Bir kaç Türk hastam olmuştu. Burunları ameliyat için optimal bir yapıdaydı. Çünkü hastaların kıkırdak kalitesi iyiydi ve şahane bir cilde sahiplerdi. Harika genetiğinizden ve harika yiyeceklerinizden dolayı sanırım :=))) (sadece şaka!).

Türkleri seviyorum, her zaman söylüyorum, benim için ikinci bir ailedir. Türk kültürünü seviyorum, orada kardeş gibi gördüğüm harika arkadaşlarım var. Yüzyıllar boyunca aktarılan gelenekler, Doğu ve Batı kültürlerinin karışmış olması... Türkiye’de her zaman hoş karşılandım ve Türklerin benim için gerçekten özel ve ayrı bir yeri var.

Türk kadını hakkında şunları söyleyebilirim, baştan çıkarıcı bakışlarıyla zekaları beni her zaman şaşırttı. Türk erkeği ise gerçek bir savaşçı ve oldukça çalışkan, haksızlığa kesinlikle dayanamayan bir yapısı var.

Türklere kişisel ve mesleki gelişimime yardımcı oldukları ve dostlukları için buradan da teşekkür ederim.


Yayınlanma tarihi: 25/11/2020

-

Son Güncellenme: 01/03/2021

İlgili yazılar