10 Adımda Boy Uzatma Ameliyatları

Yayınlanma Tarihi: 05 Ocak 2018 | Güncellenme Tarihi: 16 Ağustos 2019

Facebook'ta Paylaş Twitter'da Paylaş

Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Serkan Gürcan, boy uzatma ameliyatı hakkında merak edilenleri yanıtladı.

1. İNSANLAR NEDEN BOY UZATMAK İSTERLER?

Günümüzde sosyal medyanın aktif olarak kullanımı, dünya trendlerindeki değişimler, görsel materyal ve teknolojinin ilerlemesi insanlarda karşılıklı etkileşimi belirgin olarak artırmış; bu da insanların daha çok beğenilme arzuları, kabul görülme isteği ve toplumdaki konum beklentilerini yükseltmiştir.

Boy uzatma yaşı

İnsanların bir birey olarak kabul edilebilmeleri arzusu zamanla görsel beklentilerini de artırmaktadır.

Estetik ve güzellik algısı yüzyıllar boyunca değişime uğrasa da kişinin kendini beğenme ve toplum tarafından kabul görme arzusu devam etmektedir.

Bu beklentiler cinsiyetten bağımsızdır.


 BOY UZATMA AMELİYATI YAPTIRANLAR - DENEYİMLERİ (2 Deneyim) 

 
BOY UZATMA GERÇEKLEŞTİREN DOKTORLAR ( 34 Doktor ) 

 
BOY UZATMA AMELİYATI VİDEOLARI ( 5 Video ) 

 
GÖZ KAPAĞI ESTETİĞİ DOKTOR SORU&CEVAPLARI ( 90 Soru&Cevap ) 


2. BOY UZATMA AMELİYATI KİMLERE YAPILIR?

Boy uzatma ameliyatlarını üç ana grupta incelemek daha doğru olacaktır:

Birinci grupta tek bacak, kol veya parmak kısalıklarına bağlı hastalar yer almaktadır.  

boy uzatma ameliyati öncesi ve sonrasi

Bu hastalar doğuştan kısalıklar olabilecekleri gibi geçirilen kazalar, kemik enfeksiyonları, tümörler, tek taraflı uzamanın duraksaması, kemik eğriliklerine bağlı görece kısalıklar (DEFORMİTE) gibi nedenlerle karşımıza çıkabilmektedir.

İkinci grupta ise doğuştan cücelik hastalığı yer almaktadır.

En sık nedeni Akondrodistroplazi olup büyüme hormonu eksikliklerinde de karşımıza çıkabilmektedir.

Erkek boyu 135 cm, kadın boyu 130 cm sınırlarının üzerine genellikle çıkamamaktadır.

Bu hastalarda ilk müdahale 5-6 yaşlarında yapılmalıdır. 2. seans operasyonlar ortalama 10-12 yaşlarda yapılır.

Bazı hastalarda 3. seans cerrahi gerekebilmektedir. Ortalama 20-25 cm uzatma mümkündür. Erişkin yaşta başvuran hastalarda da eğrilik düzeltme(deformite) ve uzatma ameliyatlarını aynı seansta yapmak mümkündür.

Üçüncü grupta ise kozmetik amaçlı boy uzatma hastaları yer almaktadır.

türkiye istatistik kurumu

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, 2010 yılı itibariyle ülkemizde ortalama boy erkeklerde 172,6 cm, kadınlarda ise 161,4 cm dir.

Bu değerler altında olan, büyüme çizgileri kapanmış, doğal yollarla daha fazla uzama beklentisi bulunmayan hastalarda kozmetik boy uzatma ameliyatları yapılabilmektedir.

3. BOY UZATMA AMELİYATLARINDA HAZIRLIK NASIL YAPILIR?

Kısalık nedeniyle başvuran hastalarda öncelikle yaşa, büyüme çizgilerinin açıklığına bağlı olarak genel sağlık durumu, kemik kalitesi incelemeleri yapılmalıdır.

kadınlarda boy uzatma ameliyatı öncesi ve sonrası

Çocuk yaşta ve büyüme çizgileri açık hastalarda kısalığın nedenleri araştırılmalı; ailesel kısalıklar ile hormon eksiklikleri, doğuştan hastalıklar vb. ayrımı yapılıp gerekirse ilgili branşlar ile uyumlu şekilde tedavileri yürütülmelidir.

Büyüme çizgileri kapanmış bireylerde kozmetik amaçlı uzatmalarda mutlaka uzman bir psikolog yardımına başvurmalıdır.

 

4. BOY UZATMA AMELİYATLARI NASIL YAPILIR?

Boy uzatma veya kısalık uzatma ameliyatları son zamanlarda gelişen teknolojik ve tıbbi gelişmelere paralel olarak çok daha sık ve daha az sorunsuz olarak yapılabilmektedir.  

Uzatma yapılacak kemikler kontrollü şekilde kesilerek kemikler arası günlük 1 mm olacak şekilde açılarak uzatma sağlanır.

Uzatma cerrahisinde tüm gelişmiş ülkelerde olduğu gibi ülkemizde de 3 ana teknik uygulanmaktadır.

             1. EKSTRENAL FİKSATÖR YARDIMLI UZATMA;

      2 temel uzatma cihazı ile yapılabilmektedir.

  1. Bunlardan ilki İLİZAROV EKSTERNAL FİKSATÖRÜ’dür (Halka uzatma cihazı). 1950’ li yıllarda Rus hekim Gavril Abramoviç İlizarov tarfından tariflenmiş yöntemdir. Halk arasında halka yöntemi olarak bilinmektedir.

 ilizarov distraksiyon nedir ile ilgili görsel sonucu                  İlgili resim

ŞEKİL1. İlizarov yöntemi ile uzatma

İlizarov yöntemiyle eğrilik düzeltme yapılabilmekle beraber kozmetik Boy Uzatmalarda gerek cilt sorunları, gerek enfeksiyon riski, gerek aletin kabalığı ve hasta uyumsuzluğu nedenleri ile yaygın olarak kullanmamaktadır. Tam yük taşıyabilmektedir.

  1. İkinci dışarıdan tespit ve uzatma yöntemi ise MONOLATERAL EKSTERNAL FİKSATÖR’dür(tek taraflı uzatma cihazı). Bu yöntem ile uzatma ilizarov yöntemi ile aynı prensiplere sahiptir.

    Ancak aletin çok daha kibar formu hasta uyumunu çok daha fazla artırmaktadır.

    Cilt sorunları ve enfeksiyon riski çok daha az olmaktadır. Günümüzde bu avantajları nedeniyle dışardan uzatma ameliyatları için yaygın yöntem haline gelmiştir. Tam yük taşıyabilmektedir.

                        boy uzatma kombine yöntem ile ilgili görsel sonucu     holyfix ile ilgili görsel sonucu

ŞEKİL2. Monolateral (tek taraflı) uzatma cihazı yöntemi ile uzatma

            2. KAPALI SİSTEM İLE UZATMA (PRECİCE, FİTBONE)

Bu yöntem kapalı yöntem olarak bilmektedir. Kemiğin ilik boşluğu kısmına yerleştirilen bir çivi kullanılarak yapılmaktadır.

İlik çocukluk çağı dışında sadece omurga ve leğen kemiğinde aktif olarak çalıştığı için bu yöntem kan üretimine zarar vermemektedir. İki jenerasyon çivi mevcuttur.

1. Jenerasyonda motorlu sistem, ikinci jenerasyonda magnetik uzayabilen rod sistemi kullanılmaktadır.

Kişiye özel üretim yapılmaktadır. Özel aletler yardımı ile dışarıdan çivi uyarılarak uzama sağlanır.  

Bu yöntemde kapalı olarak uygulanabilmesi nedeniyle cilt sorunları çok azdır ve estetik sonuçlar mükemmele yakındır. Enfeksiyon riski yok denecek kadardır.

Bu yöntemin en büyük dezavantajları hassas uzama mekanizmaları nedeniyle tam yük taşıyamamaları ve yüksek maliyetleridir.

                    precice ile ilgili görsel sonucu     precice ile ilgili görsel sonucu

ŞEKİL3. Kapalı sistem uzatma cihazı yöntemi ile uzatma

            3. KOMBİNE SİSTEM İLE UZATMA

Bu yöntemde hem kapalı çivi hem de dışarıdan uzatma sağlayan fiksatör sistemi beraber uygulanmaktadır.

Bu sistemde amaç hastanın hem çok daha erken dış aparatlardan kurtulmasını sağlamak hem de daha stabil bir sistem üzerinden kemikte kaymalar olmadan daha anatomik şekilde uzamasını sağlamaktır.

Bu yöntem tamamı kapalı yönteme göre daha uygun maliyet sağlaması nedeni ile de belirgin avantaj sağlar.

Tam yük taşıyabilmektedir.

 fiksatör ile boy uzatma ile ilgili görsel sonucu          holyfix ile ilgili görsel sonucu

ŞEKİL4. Kombine sistem ile uzatma

5. BOY UZATMA AMELİYATLARI İLE NE KADAR UZAMAK MÜMKÜNDÜR?

Teorik olarak uzatılacak kemiğin %80’ine kadar uzamak olanaklı ise de pratikle gerek kasların gerekse de sinir ve damar ağının kısıtlamasına bağlı olarak bu kadar uzatma yapılamamaktadır.

boy uzatma

Çocuk hastalarda erken tanı sonrası 5-6 yaşlarda başlayan ve 2-3 seans cerrahi sonrası 20-25 cm ye kadar uzatma yapabilmek mümkündür.

Erişkin hastalarda tek seansta ortalama 4-8 cm, 2 seans isteyen hastalarda yaklaşık 10-16 cm ye kadar uzatma sağlanabilmektedir.

6. UZATMA SÜRESİ NE KADARDIR?

Hangi yöntem kullanılırsa kullanılsın 7-10 gün nekahat (istirahat) dönemini takiben uzatma işlemi başlar.

boy uzatma

Günlük 1 mm uzatma uygulanır. Kabaca 5 cm uzatma için bu süre 10 gün nekahat süresi + 50 gün uzatma süresi= 60 gündür. Uzayan  kemikte olgunlaşma dönemi yaklaşık 1 yıldır.

7. UZATMA SAĞLAYAN CİHAZLAR NE KADAR SÜREDE ÇIKARTILABİLİR?

Uzatma yöntemlerindeki temel fark dışarıdan görülen uzatma cihazının çıkarılma süresidir.

Tamamı dışarıda yöntemlerde (eksternal fiksatör ile uzatma) bu süre uzatma miktarının yaklaşık 4-5 katıdır.



Kombine yöntemde ise içerideki çivinin yük taşıması nedeniyle bu süre 4-5 ay arasındadır. Tamamı kapalı yöntemlerde dışarıda cihaz bulunmamaktadır.

SÜRELER/ GÜN

EKSTERNAL FİKSATÖR

KOMBİNE YÖNTEM

KAPALI YÖNTEM

       

NEKAHAT(İSTİRAHAT)

10

10

10

       

UZAMA

50

50

50

       

BEKLEME

240-300

30-45

0

       

CİHAZIN ÇIKARILMASI

300-360

120-150

60*

TABLO: 5 cm uzatma için ortalama tedavi süreleri.

*Kapalı yöntemde cihazın yük taşıyamaması nedeniyle kozmetik uzatmalarda taraflar tek tek yapıldığından süre 2 katına çıkmaktadır.

Sistem cilt altında olduğu için çıkarma söz konusu değildir. Belirtilen süre ikinci tarafın yapılması için gereken süre olup toplamda 120 günde uzatma tamamlanmaktadır.

8. UZATMA AMELİYATLARI BACAKLAR DIŞINDA DA YAPILABİLİR Mİ?

Seçilmiş ve uygun şartlara sahip hastalarda bacaklar dışında, kollardaki, el ve ayak parmaklarındaki kısalıklara yönelik uzatma ameliyatları ile fark giderici tedaviler başarı ile yürütülebilmektedir.

9. HASTANEDE KALMA SÜRESİ NE KADARDIR?

Hastanede kalma süresi yaklaşık 5 gündür. Bu sürede hastalara temel yara bakımı, uzatma cihazlarının kullanımı,  yürüme ve eklem hareketleri, güçlendirme hareketleri, oturup kalkabilme egzersizleri, ağrı ile mücadele yöntemleri, kişisel hijyen yöntemleri öğretilir.



Psikolojik destek sağlanır. Bu sayede hastaların tek başına hayatlarını idame edebilecekleri temel bilgilerin kazandırılması amaçlanır.

Şehir dışından gelen hastalara 10 gün şehir dışına çıkmaması önerilir.

Daha sonraki süreçte haftalık kontrol grafileri (röntgen) ile takipleri yeterlidir.

Boy uzatma

Uzatmaya başlandıktan sonraki 4. hafta profesyonel şekilde fizik tedaviye başlanması gerekmektedir. Kapalı yöntem ile uzatmada yük verebilmek mümkün olmadığından tek taraflı yapmak gerekmektedir.

Uzatma tamamlanınca tam yük verilerek yürüyebilmek mümkün olacaktır.

Diğer yöntemlerde ise ameliyattan sonraki gün tam yük vererek yürüyebilmek mümkündür. Yeni oluşan kemiğin tam anlamı ile kaynaması yaklaşık 1 yıl olduğu için mücadele gerektiren sporlara bu süreden sonra başlanmalıdır.

Yüzme, bisiklet, yürüyüş ve düşük tempolu koşu yapılabilir.

10. UZATMA AMELİYATLARININ RİSKİ VAR MIDIR?

Temel olarak bu ameliyatların risklerini 2 ana grupta inceleyebiliriz.

Birincisi seçilen anestezi yöntemine bağlı risklerdir.

Bu ameliyatlar hastanın tercihine, genel sağlık durumuna bağlı olarak spinal-epidural anestezi veya genel anestezi ile yapılabilmektedir.

boy uzatma

Cerrahi sonrası riskler ise ağrı, kanama, enfeksiyon, eklem katılığı, damar pıhtılaşması (tromboembolizm) ve geç kaynamadır.

Bu riskler günümüzdeki teknolojik ve tıbbi gelişmelere paralel olarak belirgin şekilde azalmıştır.

Ağrı kesicilerin kullanımı, uygun antibiyotik uygulamaları, riski çok azalmış kan sulandırıcıların bilinçli tüketimi, erken hareket ve yürüme egzersizleri, dengeli beslenme ve kişisel hijyenin sağlanması ile yok denebilecek seviyelere inmiştir.